RECEB-İ ŞERİF VE REGÂİB KANDİLİ
ImageAYLARIN SULTANI RAMAZAN-I ŞERİF’İN HABERCİSİ, ALLAH’IN AY’I RECEB-İ ŞERİF VE REGÂİB KANDİLİ

        11 Mayı 2013 Cumartesi Hicrî 1 Receb  1434, Üç Aylar’ın başlangıcıdır. Receb ayı, kamerî ayların yedincisi’dir. Kur’ân-i Kerimde, “Eşhur-u Hurum” hürmetli aylar olarak zikredilen dört  mübârek aydan biri olan bu ay, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ifadeleri ile “Şehrullah” yani Allah’ın ayıdır. Hazreti Hasan (r.a.) Efendimizin rivâyetine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Receb Allah’ın, Şa’ban Benim, Ramazan da ümmetimin ayıdır” buyurmuşlardır.   (Râmûz el-Ehâdîs, C.1, S. 289) Receb ayı, inananlar için  büyük bir manevî kazanç mevsiminin başladığını haber veren mukaddes bir zaman dilimi, başka bir ifade ile; ümmetin ayı ve onbir ayın sultânı olan mübârek Ramazan ayının, rahmet, mağfiret ve felâh (kurtuluş) deryâsının da başlangıcı ve habercisidir. İlâhî irade gereği, manevî farklılık ve önemleri sebebiyle,  sene içerisinde “Kandil Geceleri” olarak ifade edilen beş büyük ve mübârek geceden iki’si Receb ayı içerisinde bulunmaktadır. Birincisi, ilk Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece dir ki, mü’min gönüllerin derin bir heyecan ve iştiyakla beklediği “Regâib Kandili” dir. İkincisi ise, yirmi altı’yı yirmi yedinciye bağlayan gece yani “Mi’rac Kandili”dir. Merhameti sınırsız olan  Yüce Rabbimiz (c.c.), mü’min kulları için afv, mağfiret  ve rahmeti bol pek mübârek ve çok faziletli gün ve geceler ihsan etmiştir. Yüce Rabbimiz’e sonsuz hamd ve şükürler olsun ki, bizleri böyle bir manevî ticâret mevsiminin daha gölgesine kavuşturmuş  bulunuyor. Bu sene, 16 Mayıs  2013 Perşembe’yi Cuma’ya   bağlayan gece  mübârek “Regâib Kandili”dir. Regâib Kandili; Kâinâtın efendisi, Peygamberlerin sonuncusu, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in pâk nûrunun, muhterem babası Hazreti Abdullah’ın alnından  muhtereme annesi Hazreti Âmine’nin alnına intikal ettiği  pek  mübârek bir gecedir Bu kutlu gece’ye; Yüce Allah’ın Ilâhî ihsan ve manevî hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecellî etmesi, samimî kalple Allah’a yönelenlerin affedilmelerinin ümit edilmesi melekler ve mü’minlerce gönülden arzulanması sebebiyle  “Regâib” adı verilmiştir. Unutulmamılıdır ki, rahmet ve mağfiret mevsimi Ramazan-ı Şerifin müjdecisi olan bu mübârek gün ve geceler, hayâtın çetin ve ağır geçim meşgaleleriyle bunalan ruhlarımızı dinlendirmek ve kulluk şuûru içinde Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmak için çok kıymetli ve önemli fırsatlardır. Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.), bu aylarda her zamankinden daha çok ibâdet eder, oruç tutar  ve sık sık; “Allah’ım! Receb ve Şaban ayını hakkımızda hayırlı kıl, bizi Ramazan ayına kavuştur”  diye  duâ ederlerdi. Rahmeti hudutsuz, merhameti sınırsız olanYüce Allah (c.c.); bu aylarda yapılacak ibadât-u tâatların, tevbe istiğfarların, Allah’ın Dini için yaplacak kalıcı iyilik ve hayırların, gönülden paylaşılan sevinç ve kederlerin mükafâtını  kat kat vereceğini beyan ve va’d buyurmaktadır. O halde, inanan kullar olarak bize düşen vazife; belki bir daha kavuşamayacağımız bu kıymetli ve mübârek gün ve geceleri, Yüce Rabbimi’in rızasına uygun olarak geçirmeye çalışmak olmalıdır. Dolayısıyla; Ilâhî rahmet ve bereket mevsimi mübârek üç aylar,  kutsî gece ve günler vesilesiyle, hepimizin öncelikle kendi kendimize,  bir nefs muhasebesi yapmamız,  ferdî ve ailevî hayâtımızın  Allah ile, Din ile, iman ile, Peygamberimizin sünnetleri ile, rahmet, hürmet ve minnetle yâd ettiğimiz şanlı ecdâdımızın yaşayışları, kısaca Islâm ahlâkı ile alâka ve münâsebeti nasıl dır? ona dikkatlice bakmamız icâbetmektedir. Unutmayalım ki; madde ve mânâ arasındaki dengenin, madde lehine bozulduğu; insanların madde’den ve kendi menfeatlerinden başka bir şey düşünmez hâle geldiği, manevî değerlerin her yerde büyük ölçüde ayaklar altına alınarak, yıpratılmaya, değersizleştirilmeye ve yok edilmeye çalışıldığı  bir zamanda yaşıyoruz. Bu sebeple; inananlar olarak, Allah’ın ay’ı olan Recab-i Şerif’i  mümkünse oruçla karşılamalı ve bu ay’da Cenâb-ı Hakk’a çok iltica etmeliyiz. Yine unutmayalım ki; mübârek üç aylar ve Regâib Kandili, Allah ile aramızı düzeltmek, kaybettiğimiz değerleri kazanmak için bulunmaz bir fırsattır. Onun için bu günden itibaren, hatâlarımıza samîmî olarak tevbe istiğfar ederek, Allah ve Resülü’nü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakmaya söz verelim.. Kaynağı nefs ve şeytan olan kötü duygu ve düşünceleri kaplerimizden atmaya, gönül sarayımızı kirletmekten başka hiç bir fayda sağlamayan, dedikodu, haset, kin,  haksızlık ve zulüm çamuruna bulaşmamaya gayret edelim. Birbirimize, anne ve babalarımıza, yakınlarımıza, saygı ile, sevgi ile ve iyilikle yaklaşalım. Afvımız için göz yaşları dökmeye gayret edelim. Namaz borçlarımız için, bol bol kazâ namazı kılalım, Rabbimizi râzı etmek için nâfile namazlar kılalım. Kur’ân okuyalım, Paygamberimiz Efendimiz’e salât-ü selâm getirelim, hayr-u hasenât yaparak Allah’ın rızâsını kazanmaya çalşalım. Receb-i Şerif ayınız ve Regâib Kandiliniz Mübârek, Allah’ın rahmet ve bereketi sizin, âilenizin ve bütün mü’minlerin üzerine olsun.    fb42896c30b32b643179cea08670ea5f_1276544522

RECEB-İ ŞERİF VE REGÂİB KANDİLİ  
 
İsim
Email