ŞA’BÂN-I ŞERİF
ImageŞa’bân ayı, kamerî ayların sekizincisi  olup, 10 Haziran 2013 Pazartesi günü idrâk etmiş olacağız   Şa’bân-ı Şerif,  amellerin âlemlerin Rabbı olan Yüce Allah’a yükseltildiği pek mübârek bir ay olup, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in  ay’ı dır.

Bu itibarla, bu ayda mümkün olduğu kadar çok salavât-ı Şerife okumaya devam etmeliyiz ki, Şefâat-i Muhammedî’ye nâil olabilelim. Salavât: Allah’tan rahmet, meleklerden istiğfâr, mü’minlerden duâ mânâsına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine çok salavât-ı şerife “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed”  okumak, o kimsede Peygamber sevgisi olduğunu gösterir, ümmet-i Muhammed’den olduğuna işâret eder ve Efendimiz (s.a.v)’e yaklaşmaya vesîledir.  Yine  bu ay’da  mümkün olduğunca çok  İstiğfâr-ı Şerîf getirmeli  yani “Estağfirullah-el azîm ve etûbü ileyk” demeli, Bilhassa   Zât-ı İlâhîden bahseden İhlâs-ı Şerîf (kul hüvAllahü ehad) sûresini çok okumalı, Geceleri kalkıp teheccüd namazları kılmalı, Hiç olmazsa bir başında, bir ortasında  ve sonunda olmak üzere, (tercîhen) Cuma geceleri her rekatte bir Fatiha, üç Âyetü'l-Kürsî okunarak birer Tesbih Namazı kılınmalıdır. Tesbih Namazı, günahların afvına vesîle olan, tam bir tevbe istiğfar makamında, dört rekatli bir namazdır.  

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (S.A.V.) DİLİNDEN ŞA’B’AN-I ŞERİF

 

Receb Allah’ın ay’ı, Şa’bân benim ay’ım, Ramazan ise, ümmetimin ay’ıdır. Şa’bân ayının diğer aylara üstünlüğü benim diğer Peygamberlere olan üstünlüğüm gibidir. Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü, Allah’ü Teâlâ’nın kullarına olan üstünlüğü gibidir.   Allah’ü Teâlâ kullarının amellerini bu ayda yükseltir.   Kim Şa’bân ayına hürmet eder, Allah’tan korkar, O’nun tâatı ile amel eder, günahtan nefsini korur ise, Allah’ü Teâlâ onun günahlarını mağfiret eder ve onu o sene içinde olacak belâların ve hastalıkların hepsinden emîn kılar.          Bir gün Allah’ın Rasûlü  (s.a.v.) Eshâbına: Ey Eshâbım! Bilir misiniz bu ay, Şa’bân ismi ile niçin isimlendi?  buyurdu. Eshâb: Allah ve Rasûlü daha iyi bilir  dediler.    Aleyhissalâtü ves-Selâm Efendimiz: Çünkü bu ayda çok hayrılar bulunur. Allah’ü Teâlâ, rahmeti yüz cüz kıldı. Doksan dokuzunu yanında tuttu, bir cüzünü yer yüzüne indirdi. Bu bir rahmet ile  mahlûkât merhamet eder, (analar yavrularını şefkatle korur ve büyütür) hayvan bile yavrusuna zarar gelmesin diye bu rahmet ile ayağını kaldırır. İşte bu sebeple Allah bu ay’a Şa’bân adını vermiştir”. buyurdular.   

 

RAMAZAN’DAN SONRA EN FAZİLETLİ ORUÇ ŞA’BÂN AYINDA TUTULAN ORUÇTUR

  Şa’bân ayında mümkün olduğu kadar  çok oruç tutmaya çalışılmalıdır. Çünki Allah’ın Rasûlü (s.a.v.): “Ramazandan sonra en faziletli, Allah’a en sevimli oruç, Şa’ban ayında tutulan oruçtur” buyurmuşlardır. Mü’minlerin anneleri Hazreti Aişe-i Sıddîka ve Ümmü Seleme (r.a.) vâlidelerimiz; “Rasûlüllah (s.a.v.) Ramazan ayından sonra hiç bir ay’da Şa’bân ayındaki kadar oruç tutmamıştır”. buyurmuşlardır. Zeyd bin Üsâme (r.a.) anlatıyor. “Ey Allah’ın Rasûlü! Sizin Şa’bân ayında tuttuğunuz kadar hiç bir ayda oruç tuttuğunuzu görmüyorum” dediğimde; Şa’bân ayı Receb ile Ramazan arasında öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfildir. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbına yükseltilir. Bu sebeple, ben de amellerimin oruçlu iken yükseltilmesini istiyorum. buyurdular   EN FAZİLETLİ NÂFİE ORUÇ VE SADAKA   İmâmı Tirmizi (r.h), Hazreti Enes (r.a.)’in şöyle dediğini nakleder. Rasûlüllah (s.a.v.)’a Ramazandan sonra en faziletli oruç hangisidir? diye sorulunca: “Ramazan’a  ta’zim için “Şa’bân” ayında tutulan oruç” buyurdu. Hangi sadaka daha faziletlidir? denilince: “Ramazan ayında verilen sadaka”  buyurdu.   ŞA’BÂN AYININ TAMAMINDA ORUÇ   Mü’minlerin annesi Hazreti Âişe (r.a.) bildiriyor: Peygamber (s.a.v.) Şa’bân ayının tamamını oruç tutardı. Ben kendisine: Yâ RasûlAllah! Oruç tuttuğun ayların  en  sevimlisi Sana Şa’bân ayı mıdır? dediğimde; şöyle buyurdu. “Yâ Âişe, Allah bu sene içerisinde ölecek kimseleri Şa’bân ayı içerisinde yazar. Ben de ecelimin oruçlu iken gelmesini (yazılmasını) istiyorum”. Kim Şa’bân ayının evvelinden üç gün, ortasından üç gün, sonundan üç gün oruç tutarsa, Allah’ü Teâlâ ona yetmiş âbid sevabı yazar. O kimse sanki Allah’a yetmiş sene ibâdet eden kimse gibi olur. Şa’bân ayının evvelinden üç gün, ortasından üç gün, sonundan üç gün oruç tutanlar o sene içinde ölürse şehit olarak ölür.    ŞA’BÂN AYINI  DEĞERLENDİRMEK   Hikmet ehli büyükler demişlerdir ki; Ey kardeş! Unutma, dünyâ üç günden ibârettir. Biri “dün” dür geçmiştir. İbret alınacak gündür. Geri gelmesi mümkün değildir. Biri “bugün”dür. Ganîmetdir. Amel etme günüdür. Diğeri de “yârın”dır ki emeldir. Umutdur, ama tehlikelidir. Çünki ona çıkıp çıkmayacağımızı bilmiyoruz.. Aylar’da böyledir. Receb geçmiştir, tekrar dönmez.  Ramazan gelecektir, fakat ona kavuşup kavuşamayacağımızı bilmiyoruz.   Şa’bân ise iki ay arasında bir vâsıtadır.  O ay da ibâdetle meşgul olmayı ganîmet bilmek icâb eder. Unutulmamalıdır ki; kader, kazâ, ölüm, doğum, rızık vesâir hususlar bu ay’da görüşülüp karara bağlanacağından ve en mühimi Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ifadesiyle Ameller bu ayda Allah’a arz olunacağından” Receb-i Şerife gösterilen hürmet ve ta’zim, muhakkak bu ay’a da gösterilmeli, hatta daha uyanık ve hassas olunmalıdır.  

ŞA’BÂN  KELİMESİNİN  İFÂDE ETTİĞİ MÂNÂLAR

   Şa’bân kelimesi beş harf olup, ifâde ettiği bir çok mâna olmakla beraber, hayırlar bu ay’da şû’belendiği için kendisine bu ad verilmiştir. Allah dostu büyük İslâm âlimleri: “Şa'bân kelimesindeki  beş harfden her harf  ile Mü’minlere atıyye (İlahî hediye ve ihsanlar)  verilir”  buyurmuşlar.  (Şın) harfi, şeref ve şefâate,  (Ayn) harfi izzet ve kerâmete,  (Be) harfi birr-u ihsâna ve berâete,  (Elif), harfi ülfet ve  muhabbete,  (Nun) harfi ise, Allah'ın nûruna delâlet  eder. Aynı  zamanda (Be) harfinin kelimenin tam ortasında olması bu ayın ortasının yani onbeşinci gecesinin Berâet Gecesi olmasına işârettir” demişlerdir. Yine; Hikmet ehli büyükler; “Recep, beden temizliği yani günahlardan istiğfar için,   Şa’ban, kalp temizliği, ayıplardan kalbi ıslah için, Ramazan, ruh temizliği yani kalpleri nurlandırmak için, Kadir Gecesi, Allah’ü Teâlâ’ya yaklaşmak içindir” demişlerdir.   Allah’ın rahmet ve mağfiretini, Peygamber sallAllahü aleyhi vesellem’in şefâatini uman Mü’min kişi, bedenini Receb de, kalbini Şa’ban da, rûhunu Ramazan da temizlemelidir. Bir kimse bedenini Recep de, kalbini Şa’ban da temizlemez ise, rûhunu Ramazanda nasıl temizler?.   Allahümme bârik lenâ Recebe ve Şa’bân ve belliğ nâ Ramazan...   Cenâb-ı Hak; Receb ve Şa’bân-ı Şerifimizi  mübârek kılsın. Sıhhat, âfiyet ve huzur ile çok Ramazan-ı Şeriflere ulaştırsın..        Kalbî, lisânî, bedenî ve mâlî her türlü ibâdetlerimizi Yüce dergâhında en güzel sûrette kabul buyursun. Âmin.    

ŞA’BÂN-I ŞERİF  
 
İsim
Email