Ramazan-ı Şerifi anlamak ve hazırlanmak
ImageAyların Sultânı Ramazan-ı Şerif bu sene 9 Temmuz 2013 Salı günü başlıyor. İnşâAllah 8 Temmuz Pazartesi günü akşamı ilk terâvih namazı kılınacak, gece de sahura kalkılacaktır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.)  “ümmetimin   ayı” buyurduğu, büyük ve  mübârek  ay Ramazan-ı Şerif’in yaklaşması, yine Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) tabiri ile; “gölgesinin başımızın üzerine düşmeye başlaması” üzerine, inananlar olarak bu mübârek ayın büyüklüğünü, fazilet ve önemini bir nebze olsun anlayabilmek, rahmet, bereket ve mağfiretinden  istifâde edebilmek için, öncesinde yapılması gereken hazırlıklar, içinde yapılması gereken ibâdetler hakkında, saâdet asrında ve böyle bir şaban ayının son günlerinde Peygamber Efendimizi’in eshâbına okuduğu muhteşem hutbeyi, onların şahsında kıyâmete kadar gelecek ümmetlerine yaptığı eşsiz tavsiyeleri muhterem okuyucularımızın dikkatlerine arzetmek istedik. Cenâb-ı Hak’tan hâlisâne niyâzımız; bu vesile ile bizi ve bütün Din kardeşlerimizi Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) öğrettikleri istikâmette hareket etmeye muvaffak buyurarak rızâsına erdirmesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu çok önemli ve tarihî (konuşmayı) Hutbelerini, Kıble’nin Kuds-ü Şerif’ten Ka’be-i Muazzama’ya çevrilişinden bir ay sonra, Hicretin onsekizinci aylarının, (miladî 624) başlarında, Ramazan-ı Şerif orucunun Farz kılınması üzerine îrad buyurmuşlardır. Peygamber Efendimizin (s.av.) Ramazan-ı Şerif hutbesi, kısa ama çok veciz, önemli ve özlüdür. Eğitici ve öğreticidir. İnanların Ramazan-ı Şerifte ne yapmaları, nasıl hareket etmeleri, nelere dikkat etmeleri gerektiğini çok veciz bir şekilde beyan buyurmaktadır. Çok önemlidir çünki, Allah’ın Rasûlü (s.a.v.) bu muhteşem konuşmayı çok önemli bir  hâdise (Dinin temel rükünlerinden biri olan Oruç ibâdetinin Farz kılınması) üzerine yapmıştır. Bu vesile ile; bütün Din Kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerifini gönülden tebrik ediyor, feyizli ve müstecap ibadetler dileği ile, sıhhat ve âfiyet içerisinde daha nice Ramazan ve Bayramlara ulaştırmasını, Ramazan-ı Şerifin milletimiz, memleketimiz, Islâm âlemi ve dünyânın sulh-u salâhına, insanlığın huzûr ve hidâyetine vesile kılmasını rahmet ve merhameti sınırsız olan Yüce Rabbımızdan  hâlisâne niyaz ediyoruz. Peygamber Efendimizin (s.av.) Ramazan-ı Şerif hutbesi, çok önemlidir. Çünki; İçinde bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi”ni barındıran, Kur’ân-ı Kerim’in nâzil olmaya başladığı, oruç ve sabır ayı, ayların sultanı mübârek Ramazan-ı Şerif  ayı ve faziletlerini  ve o ayda yapılması gereken vazifeleri  bundan daha güzel kim analatabilir ki? Bu konuda başka söze hâcet olmadığı için, muhterem okuyucularımızı Peygamber Efendimizin (s.av.) Ramazan-ı Şerif hutbesi ile başbaşa bırakıyoruz.  

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (S.A.V.) RAMAZAN-I ŞERİF (KONUŞMASI) HUTBESİ

Buhârî’nin Selmân-ı Fârisi (r.a.)’dan naklen rivâyet etiğine göre Hazreti Selman (r.a.) şöyle anlatıyor. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Hicretten sonra, bir Şaban ayı’nın  son günlerinde (Medine-i Münevvere’de) bizleri topladı ve şöyle buyurdular: Ey insanlar! büyük ve mübârek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi. Bu öyle bir ay ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi” vardır. Allahü Teâlâ Hazretleri o mübârek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde namazı  (terâvihi) meşrû kıldı.  Bu ayda küçük, büyük bir hayır yapan başka aylarda bir farz edâ etmiş gibi sevaba nâil olur. Bu ayda bir farz ifâ etmek başka aylardaki yetmiş farz yerine geçer.  Bu ay, Allah için açlık ve susuzluğun, tâat ve ibâdetin meşakkâtlerine sabır ve tahammül ayıdır. Bu ay mü’minin rızkını artıracak aydır. Bu ayda her kim bir oruçlu mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş, günahının bağışlanmasına ve ateşten âzâd olmasına sebep olduğu gibi, oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksiltilmeksizin, onun ecri kadar sevaba nâil olur. Ashab’dan bazıları: Yâ ResûlAllah, hepimiz oruçluya iftar ettirecek birşey verecek durumda değiliz, dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz:  “Allahü Teâlâ bu sevâbı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü’mine iftar ettirene de verir”, buyurduktan sonra, Ey Allah’ın kulları! Bu ayın evveli rahmet, ortası mağrifet, sonu da cehennemden kurtulmaktır.  Bu ayda her kim,  işcisinin- hizmetçisinin işini hafifletirse, Allah onu ateşten âzâd eder. Ey insanlar! Bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız.   Bu dört hasletten ikisinde Rabbınızı râzı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte müstağni (ihtiyaçsız) olamazsınız. Rabbınızın rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime-i Şehâdet’e  devâm etmeniz, “ Eşhedü en lâ İlâhe illAllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasûlühü” kelime-i tayyibe-i münciyeyi çok okumanız),  diğeri Allah’dan mağfiret dilemeniz “ Estağfirullah el Azîm ve etûbu ileyk) demeye devâm etmenizdir.  Müstağni olmayacağınız iki hasletin biri, Allâhü Teâlâ’dan cenneti dilemek, diğeri cehennemden Allah’a sığınmaktır. Her kim, (iftar vaktinde) oruçluya bir yudum su verirse, Allahü Teâla ona, (mahşer gününde) benim havzımdan  bir şerbet verir ki, artık cennete girinceye kadar hiç susamaz.                              (Sadaka Rasûlüllah)

RAMAZAN AYINDA  GÜNAHLARDAN DAHA ÇOK SAKINILMALI,  KULLUK VAZİFELERİNE  DE O NİSBETTE DİKKAT EDİLMELİ

 Unutulmamalıdır ki; Kim Ramazan ayında hayırlara ve sâlih amellere muvaffak kılınırsa, bu muvaffakiyet senenin tamamında onun arkadaşı olur. Eğer bu ay manevî dağınıklıkla (gaflet içerisinde) geçerse, senenin tamamı da dağınıklık üzere geçer.  Ramazan ayında günahlardan sakınınız. Çünkü, diğer zamanlarda olmadığı kadar sevapları kat kat verilir. Günahlar da böyle kat kattır. Kim bu ayda ahlâkını güzelleştirirse, ayakların kayacağı günde sırattan kolay geçecektir. Kim bu ayda bir yetime ikramda bulunursa Allah kendisine kavuştuğunda ona ikramda bulunur. Kim bu ayda yakınıyla kopan bağını bitiştirirse, Allah kendisine kavuştuğu gün onu kendi rahmetine bitiştirir.  Kim bu ayda yakınıyla arasındaki bağı koparırsa, Allah kendisine kavuştuğu gün ona rahmetini keser.  Kim bu ayda Peygamber Efendimiz üzerine çok salâvat gönderirse, terazilerin hafif geldiği günde Allah onun sevap terazisini ağırlaştırır. Kim bu ayda Kur’ân’dan bir âyet okursa, diğer aylarda bir hatim yapanların sevabını alır. Bu ayda cennet kapıları açıktır, Rabbimizden dileyelim  ki yüzümüze kapatmasın. Bu ayda cehennem kapıları kapalıdır, Rabbimizden dileyelim ki  yüzümüze açmasın. Ve şeytanlar bu ayda bağlıdır, Rabbimizden isteyelim ki onları bize,  neslimize ve Din kardeşlerimize musallat etmesin. Âmîn… Cenâb-ı Hak, ayların sultânı, mübârek Ramazân-ı Şerifte  edâ edeceğimiz, kalbî, lisânî, bedenî ve  malî ibadetlerimizi Dergâh-ı İzzetinde makbûl, günahlarımızı sınırsız Merhameti  ile mağfûr, gönüllerimizi engin  Rahmeti ile mesrûr, kazanç ve ömürlerimizi sınırsız Lütf-u keremi ile bereketli  kılsın. Ramazân-ı Şerifiniz  mübârek, Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi üzerinize olsun                        

Ramazan-ı Şerifi anlamak ve hazırlanmak  
 
İsim
Email